Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2012 Perşembe

217 “Dünya artık eskisi gibi değil…”



22 Aralık 2012 dünya işte bu tarihten sonra artık eskisi gibi olamayacaktı. Binlerce yıl önce Gronaru Galaktik İmparatorluğunun yeni kurulduğu yıllarda İmparator Nlalu dünyanın istilası için kapsamlı bir plan hazırlamıştı ve bu amaçla dünyanın çeşitli yerlerine Aracnidiens adı verilen böcekinsanların larvalarından yerleştirilmesi emrini verdi. Bu larvalar uygun sinyal gelmedikçe on binlerce yıl uyku konumunda kalıyorlardı. Ancak plan uygulamaya geçmeden Gronaru gezegeninde isyan patlak vermiş ve devrimci Storoniaların bastırılması çok uzun sürmüştü. Bu süreçte imparatorluk büyük güç kaybetmişti. İsyanlar bastırılıp denetim tekrar sağlanınca Nlalu’nun nesilden nesile aktarılan vasiyeti uygulamaya konmuştu. 


 Gronaru Galaktik İmparatorluğunun 10.000 gemilik filosu İmparator Klau’nun emriyle atası Nlalu’nun planını uygulamak üzere harekete geçmişti. Her şey birkaç saat içinde olmuştu Aracnidienslerin uyandırılması ve robo savaşçıların dünyaya indirilmesi ile akıl almaz bir katliam başlamıştı. Sadece erkekler öldürülüyor böylece geriye korkmuş ve savaşamayacak yönetilmesi kolay bir koloni kalıyordu. 


 O gün Ankara’da yine karlı ve soğuk bir hava vardı. Kız yurdundaki mesaisi biten Zafer dolmuştan inip hızlı adımlarla Tahsin Banguoğlu Yurdundaki 217 numaralı odaya gidiyordu. Paltosuna sıkıca sarılmış bir şekilde güvenlikte parmak izini okuttuktan sonra koşar adım gittiği odanın kapısını açmıştı. Odaya girdiğinde selam veren Zaferi Behzat Ç. izlemekte olan Burak “konuşma la cikcik !” diyerek karşıladı. Sercan göbeğinin üzerine koyduğu bilgisayarından (bu ona has bir tarzdır.) anime izliyordu. Osman yine elektrik devreleriyle ilgili çılgın projeler içerisindeydi. Yusuf ve Türker’de bilgisayar başında kendi çılgın projeleriyle uğraşıyorlardı. Fatih havlularıyla sarıp sarmaladığı yatağının içinde kendi dünyasında takılıyordu. İlkay ise liseli triplerinde Facebook’a bakıp almanca çeviriler yaptığını iddia ediyordu. 


 Zafer’in hemen ardından odaya güvenlik görevlisi girip odanın gayri resmi su ısıtıcısına el koydu. Zafer tüm güvenlik görevlilerini tanırdı ve böyle durumlarda “Akşamları çalışıyorum kahve yapıyorum.” diyerek onları ikna ederdi. Ancak bu adam yeniydi ve bahaneleri dinlemeden soğuk bakışlar altında odadan ayrıldı. Zafer “Neyse ben yarın Sadıktan alırım onu.” diyerek konuyu kapattı. Tam bu sırada alt kattan gelen çığlıklarla herkes irkilmişti. Zafer odanın kapısını açıp gürültücü Araplara kızacakken elindeki ketılla yeni güvenlik görevlisi içeri girdi. “Tamam. Detayları anlatmakla vakit kaybetmeyi göze alamayız asıl amacım gelecek vadeden öğrencileri kurtarıp Prolax adı verilen tarafsız bir gezegene tahliye etmekti. Ama geç kalmış olmalıyım en azından elimde sizler varsınız. Sorun çıkarmayıp benimle gelirseniz yaşarsınız. Gezegeniniz istila altında ben sizin tek şansınızım.” dedi.


 Herkesin yüzünde “Kafan güzelmiş la güle güle kullan.” ifadesi oluşmuştu. Ancak güvenliğin şekil değiştirerek iki ayaklı çevik bir kediyi andıran tasvir edilmesi güç bir yaratığa dönüşmesi yüzlerde ufak bir şaşkınlık ifadesi oluşturmuştu. (Havluların arasından yaratığı görmeyen Fatih bu esnada arabesk dinlemeye devam ediyordu.) Şaşkınlık ve panik durumunu atlatan kahramanlarımız şimdi ne yapacaklarına karar verirlerken; çığlıklar daha da yakından gelmeye başlamıştı. Her şeyi geride bırakan kahramanlarımız tanımadıkları bu yaratığa güvenmekten başka çareleri olmadığını anlamışlardı. Yusuf ve Sercan masa ve sandalyenin bacaklarından ilkel silahlar yapıp herkese dağıtırlarken. Burak şemsiye kılıcını eline alarak kapının yanında pozisyon almıştı. Güvenlik görevlisi cebinden çıkardığı kontrol cihazıyla uzay gemisini pencerenin yanına getirdi ve tabi ki camdan çıkıyoruz diyerek bu adrenalin dolu anı gençlerin elinden almıştı. 


 Kahramanlarımız hiç tanımadıkları bu yaratığın gemisiyle hiç tanımadıkları bir gezegene doğru son sürat yol almaktaydılar. Dünyada ki herkes onlar kadar şanslı değildi ve dünya artık eskisi gibi olmayacaktı.